.
   
  Çoçuk Ve Aile İlişkileri Tarih: 20 mart 2008

OĞULLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜR ?

6 YAŞINDA    :Babam herşeyi biliyor.

10 YAŞINDA :Babam çok şey biliyor.

15 YAŞINDA :Ben de babam kadar biliyorum.

20 YAŞINDA :Babamın da pek fazla birşey bildiği söylenemez.

30 YAŞINDA :Bir kere de babamın fikrini sorsam fena olmayacak.

40 YAŞINDA :Ne de olsa babam bazı şeyleri biliyor.

50 YAŞINDA :Babam herşeyi biliyor.

60 YAŞINDA :Ahh ! Keşke babam hayatta olsaydı da kendisine danışabilseydim...

 

BABALAR KIZLARI , KIZLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜR ?

0 yaşında
Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.
Kızı    : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam babam olsa gerek.

5 yaşında
Baba : Prensesim benim, güzel kızım. Söyle bakalım baban sana ne alsın?
Kızı    : En çok babamı seviyorum.Babam, niye annemle uyuyor?Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin.

10 yaşında
Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?
Kızı    : Ben babama aşığım. Büyüyünce babam gibi erkekle evleneceğim.Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?

15 yaşında
Baba : Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü bir şey gelecek. Sanırım daha sert konuşmalıyım.
Kızı  : Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından nefret ediyorum. Ne zaman özgür olacağım?

20 yaşında
Baba : Artık sözümü dinlemiyor. Benden giderek uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmaya başladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor.
Kızı    : Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor.Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına ne demeli? Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım. Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!

25 yaşında
Baba : Bir gün bunun olacağını biliyordum. İşte evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi değildi.Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni terkediyor.
Kızı    : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor.Kendi hayalindeki damat değil ya!Sanki birlikte yaşayacak olan o.

30 yaşında
Baba : Çok az görüşüyoruz. Daha sık biraraya gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden fırsat bulup da bize gelemiyorlar ki...
Kızı    : Babamları da çok ihmal ediyorum galiba.Yine telefonda çok üzgün geldi sesi.Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi.

40 yaşında
Baba : Kızım, benim entellektüel düzeyimi yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine hep ben yardım ederdim. Anlayamadığı bütün problemleri bana sorardı.Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha onunla asla politik tartışmalara girmeyeceğim.
Kızı    : Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor.Sürekli bir şeylerden yakınıyor. Gerçi son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama.Ya ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman dilediği gibi bir evlat da olamadım.

45 yaşında
Baba : Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel.Gözüm arkada gitmeyeceğim. Her şeyi kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.
Kızı    : Babam için çok endişeleniyorum. Onu kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep ihmal ediyor zaten. Allah'ım onu benden alma!

50 yaşında
Baba : Dünyada mutlu kal kızım !
Kızı   : Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım.Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol.Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim ben,arada sırada işaretler yolla mesela. Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?

55 yaşında
Kadın : Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım.Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim, çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum.Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu?

 

ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI MI DÜŞÜNÜYORSUNUZ ? BİRKEZ DAHA DÜŞÜNÜN :

 

- Süpermarkete gidin. Hiçbir şey satın almadan kasaya yönelin ve cebinizdeki bütün parayı kasiyere verin. Daha sonra da yandaki eczaneye gidin kredi kartı ile ilaçlar alın. Akşam saat 17:00 ile 22.00 arasında elinizde yaklaşık 4 kg. ağırlık taşıyarak sürekli ev içinde volta atın. Saat 22.00’de ağırlığı yatağa bırakın. Saati 24.00’e kurun ve yatın uyuyun. Saat tam 24.00’de kalkın.4 kg. ağırlığı tekrar elinize alın ve saat 01.00’e kadar evin içinde dolaşın. Ağırlığı tekrar yatağa koyun. Saatin alarmını 03.00’e kurun. Yatın. Uyuyamayacağınız için tekrar kalkın; bu kez elinizde ağırlık olmadan evin içinde dolanıp durun. Koltukta kendinizden geçin.03.00’te çalan alarm ile fırlayın, 15 dakikalık uykunun sersemliği ile yatağa yönelin, ağırlığı elinize alın. Saat 04.00’e kadar elinizde ağırlık varken karanlıkta dolanın ve bu arada yüksek sesle çocuk şarkıları, ninniler söyleyin. Kendinizden geçerek bir süre daha uyuyun. Böylece toplam uyku miktarınızı 45 dakikaya yükseltin. Kahvaltıyı hazırlayın. Güleryüzlü olun ve bunları 3 yıl boyunca her gece tekrarlayın.

- Eve canlı bir ahtapot getirin...5 yıl boyunca düzenli bir biçimde her sabah onu giydirmeye çalışın.

- Bir kavun alın. Kavunun üstünde bir delik açın. Kavunu uzunca bir iple tavana asıp, sallayın. Kavun sağdan sola sallanırken, bir kaşık sıcak su alın,sallanan kavunda daha önce açmış olduğunuz deliğe,yere dökmeden sokmağa çalışın.

- Ağzınızdan çıkan her cümleyi en az beş kez daha tekrarlayarak konuşmaya alışın. Bunu bir yaşam biçimi haline getirin.

- Dışarıya çıkmak için giyinin. Banyonun kapısı önünde tam tamına yarım saat bekleyin. Aşağıya inin. Kapının önünde beş dakika bekleyin. Sonra tekrar eve dönün.Tekrar dışarıya çıkın. Evin önündeki yolda yürümeye başlayın, çok ama çok yavaş yürüyün. Yürürken de yerde gördüğünüz her sigara izmaritini, cikleti, kirli kağıdı,mendili, karıncayı dikkatle ve uzun uzun seyredin. Aniden “yeter artık senden çektiğim” diye avazınız çıktığı kadar bağırın. Eve geri dönün. Her gün böyle yürüyüşler yapın.

- Süpermarkete gidin.Yanınıza da orta büyüklükte bir keçi alın:Süpermarkete girince keçiyi serbest bırakın.Daha sonra da keçinin içerde kırıp, tahrip ettiği her şeyin parasını sorgusuz sualsiz  ödeyin.

- Evdeki koltuklara tereyağı bulayın. Perdelere de reçel bulaştırın.

- Mutfakta pişmekte olan bir adet balığı çalın ve onu misafir odasında bir yere saklayın. Balığın odada 5 ay kimse tarafından bulunmadan kalmasını sağlayın.

- Evdeki yeni sulanmış çiçeklere elinizi sokun ve aldığınız çamurlar ile temiz duvarlar üzerinde figürler yaratın.

Nasılmış, çocuklu yaşamak...

EVLİLİK HAKKINDA

- Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla yemeğe gitmeye benzer.İstediğin yemeği sipariş edersin sonra yanındakinin istediği yemeği görüp "Keşke onu isteseydim" dersin.

- Bir davette bir hanım arkadaşına sorar:"Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun? Diğer hanım cevap verir:"Evet yanlış adamla evliyim de ondan"

- Bir adam evlenene kadar eksik sayılır, evlenince tam bitmiş olur.

- Bir genç babasına sorar:"Baba evlenmek kaça malolur? Baba cevap verir: "Bilmiyorum oğlum,ben hala ödüyorum."

- Adam anlatıyormuş:"Evlenene kadar mutluluğun ne olduğunu bilmezdi, sonra da geç oldu."

- Yeni evlenmiş bir adam mutlu ise nedenini hemen anlarız.On yıllık bir adam mutlu ise nedenini merak ederiz.

- Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler,ikinci yılında kadın konuşur adam dinler, üçüncü yılında her ikisi de konuşur,komşular dinler.

- Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır:"Seninle evlendigimde tam bir aptalmışım." Adam cevap verir: "Evet çok aşıktım farkedemedim."

- Bir adam gazeteye ilan vermiş: "Eş arıyorum." Ertesi gün yüzlerce mektup almış:"Benimkini alabilirsin."

- Bir adam karısına arabasının kapısını açıyorsa, emin olabilirsiniz: "Ya arabası yenidir,ya da karısı!

 

 

ZAMANLA ÖĞRENDİKLERİMİZ

YAŞ 5
Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.
YAŞ 7
Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim
YAŞ 12
Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.
YAŞ 13
Annemle babamın elele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.
YAŞ 15
Bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.
YAŞ 18
İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim
YAŞ 24
Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.
YAŞ 33
Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.
YAŞ 36
Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil, benim kendi hakkımda nedüşündüğüm olduğunu öğrendim.
YAŞ 38
Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.
YAŞ 41
Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.
YAŞ 44
Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim..
YAŞ 46
Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü alabileceğimi öğrendim.
YAŞ 49
Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.
YAŞ 50
Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.
YAŞ 53
İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.
YAŞ 55
Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.
YAŞ 64
Mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.
YAŞ 70
İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.
YAŞ 82
Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına başağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.
YAŞ 90
Kiminle evleneceğim kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.
YAŞ 95
Öğrenmem gereken daha pek çok şey olduğunu öğrendim.

 ''İYİKİ KADINIZ'' DEDİRTEN NEDENLER

-  Arabamızın yolda patlayan lastiğini değiştirmeyi bilmesek de olur...

-  "Ya kalkmazsa?" derdi  yok...

-  Erkekleri etkilemek çok kolaydır...

-  Pantolon giymek bizim için fizyolojik olarak en az etek kadar rahattır...

-  Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değişmiyor...

-  "Damsız Girilmez" bize bir şey ifade etmiyor...

-  İstediğimiz her yerde ve her koşulda ağlayabiliriz...

-  Kas gücü gerektirecek işleri zevkle yapacak birileri her zaman vardır...

-  Düğme, sökük vs. dikmek özel bir beceri gerektirmiyor...

-  Dünya yerle bir olsa önce kadınlar ve çocuklar!

-  Aşık oluyoruz... korkmadan...

- Biraz göbek sevimli mi durur? .. hadi ordan!!  Asla diş görünüsümüzle ilgili yalan telkinlerle kendimizi kandırmaya çalışmayız.. Rejim gerekiyorsa rejim...

-  Tecavüze uğradığımızda cinsel tercihimizi değistirmek zorunda değiliz...

-  Sünnet olmayız...

-  Meslek grubunda "ev kadını" diye kebap bir seçenek var...

-  Birinden hoşlansak da "ilk adım atma kabusu"ndan muafız...

-  Evet, gelinlik 200.- $, smokin ise 100.-$.. ve her ikisini de sevgili damat ödüyor...

-  "3 dubleden sonra sarhoş olurum" diyebiliriz rahatlıkla...

-  "Çirkin" kadın yoktur...

-  50 yaşından önce hiçbir erkeğe seks için para ödemek zorunda değiliz...

-  Kısa boy mu?Topuklu ayakkabılar ne güne duruyor ki?

-  "Hadi amcalara göster.."şeklinde rezil bir çocukluk anımız da hiç olmayacak...

-  Horlamıyoruz....

-  Sigaramızı yakacak birileri hep vardır...

-  Tükürmeyiz...

-  Harika alyansımız asla kılların arasında kaybolmaz...

-  Ayaklarımız kokmuyor...

-  "Erkek sözü" gibi ikna etmeye yönelik sıfatlar yaratmadık hiç...Yoksa verilen sözlerin tutulmaması gibi bir sorun mu var?

-  "Anneme gidiyorum" diyerek kapıyı çarpmak bize yakışan bir ayrıcalık...

-  Çığlık atabiliyoruz... sevinince, üzülünce, korkunca...

-  Askere gitmiyoruz...

-Sünnet olmuyoruz...

-  Annelik duygusu... apayrıdır...

-  Mücevherler bizim...

-  Belli dönemlerimizde, cinayet bile işlesek hafifletici neden kabul edilir...

-  "Boşanmak istersek" tek celsede boşanırız...

-  "Boşanmak istemezsek" zengin bir dul oluruz...

-  Trafik polisinin alkol vs. çevirmelerinden muafız...

-  Kel olmuyoruz...

-  Toplu taşıma araçlarında nadiren ayakta kalırız...

-  Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır...

 KADIN-ERKEK DENKLEMLERİ

 

                                                                                         Sohbetyapin.Net © 2008-2009 Tüm Hakları Saklıdır.